+90 (212) 234 87 12
+90 (532) 245 56 38

Tıbbın Anadolu’daki Kökleri

27 Mart Cuma 2020

Tıbbın Anadolu’daki Kökleri

Efes - Soranus & Rufus, Bergama & Galenos, Urla - İzmir Sağlık ve Karantina Adası

 

27 - 29 Mart 2020, 2 Gece - 3 Gün

Profesyonel Rehber Serdar Çelenk ile Özgün Rota !!

 

Anadolu topraklarının sanat, mimarlık, felsefe alanlarının yanısıra sağlık konusunda da söyleyecek çok sözü ve kökleri vardır. Anadolu, medeniyetlerin beşiği ve medeniyetler arasında bir köprüdür de! Hititler’le başlayan tıbbın Anadolu’daki kökleri, Yunan ve Roma dönemlerinde büyümeye devam etmiştir.
Anavarzalı (Adana) Dioskorides’in yazdığı beş ciltlik Demateria Medika eczacılık alanında 1600 yıl ders kitabı olarak okutulmuştur. Bu çalışmasında Dioskorides, Anadolu topraklarında yetişen 600 bitkiyi tanımlayarak, iyileştirdiği hastalıkları anlatmaktadır.
Dünyaya pek çok değerli hekim yetiştiren Hipokrat’ın hocası da bu topraklardandır; Ege ile Akdeniz’in buluştuğu Knidos’tan…

İlk jinekolog Soranos, Efes’te yaşamıştır. Soranos, meslektaşları ile kürtajın etiğini tartışmış, antik dünya kadınlarına doğum kontrol yöntemlerini öğretmiştir. Yazdığı dört ciltlik ünlü Jinekoloji kitabı 1500 yıl boyunca kadın ve çocuk hastalıklarında başvuru kitabı olmuştur.
Eczacılığın ustası, Hipokrat’tan sonra en ünlü hekim olan Bergamalı Galen ise spor hekimlerinin atası olarak anılır. Bergama’dan Roma’ya kadar ulaşan ünü ile pek çok gladyatörü ve imparatoru tedavi etmiştir. MS. 2. Yüzyıl’da Kapadokya’da yaşamış Aretus tıbbın tarihine uzanan güçlü köklerden biridir. Hipokrat’ın güçlü bir destekçisi olan Aretus, epilepsi, tetanos ve difteri gibi hastalıkları tüm özellikleri ile tanımlamış, migren ve diyabet sözcüklerini tıp literatürüne kazandırmıştır. MS. 11. Yüzyıl’da Anadolu’ya yerleşen Selçuklular da Anadolu tıbbına çok şey katmıştır. Selçuklu döneminde her kente en az bir şifahane kurulmuştur. Bu uygulama Osmanlılar döneminde de devam etmiştir. Yüz yıllarca, tedavinin tümüyle ücretsiz yapıldığı şifahaneler, Sultan ve ailesinin kurduğu vakıflarca yapılıp işletilmiştir. Her türlü tedavi ve ameliyatın başarıyla yapıldığı bu mekanlarda, özellikle akıl hastalarına büyük özen gösterilmiştir. Dünyanın diğer ülkelerinde lanetli olarak tanımlanan akıl hastaları zincirlenip, zindanlarda ölüme terk edilirken, Anadolu’da değişik makamlardaki müzik ve su ile şifa bulmuşlardır.


Ünlü şair Mevlana der ki : ‘Gel, kim olursan ol, gel…’
Bu turumuza ilgi duyan herkesi bekliyoruz; ama eğer doktor, eczacı, hemşire veya tıp öğrencisi iseniz,
mesleğinizin tarihini öğrenmek ve köklerine ulaşmak için mutlaka gelmelisiniz, diyoruz! 

Tıbbın Anadolu’daki Kökleri

Efes - Soranus & Rufus, Bergama & Galenos, Urla - İzmir Sağlık ve Karantina Adası

 

27 - 29 Mart 2020, 2 Gece - 3 Gün

Profesyonel Rehber Serdar Çelenk ile Özgün Rota !!

 

Anadolu topraklarının sanat, mimarlık, felsefe alanlarının yanısıra sağlık konusunda da söyleyecek çok sözü ve kökleri vardır. Anadolu, medeniyetlerin beşiği ve medeniyetler arasında bir köprüdür de! Hititler’le başlayan tıbbın Anadolu’daki kökleri, Yunan ve Roma dönemlerinde büyümeye devam etmiştir.
Anavarzalı (Adana) Dioskorides’in yazdığı beş ciltlik Demateria Medika eczacılık alanında 1600 yıl ders kitabı olarak okutulmuştur. Bu çalışmasında Dioskorides, Anadolu topraklarında yetişen 600 bitkiyi tanımlayarak, iyileştirdiği hastalıkları anlatmaktadır.
Dünyaya pek çok değerli hekim yetiştiren Hipokrat’ın hocası da bu topraklardandır; Ege ile Akdeniz’in buluştuğu Knidos’tan…

İlk jinekolog Soranos, Efes’te yaşamıştır. Soranos, meslektaşları ile kürtajın etiğini tartışmış, antik dünya kadınlarına doğum kontrol yöntemlerini öğretmiştir. Yazdığı dört ciltlik ünlü Jinekoloji kitabı 1500 yıl boyunca kadın ve çocuk hastalıklarında başvuru kitabı olmuştur.
Eczacılığın ustası, Hipokrat’tan sonra en ünlü hekim olan Bergamalı Galen ise spor hekimlerinin atası olarak anılır. Bergama’dan Roma’ya kadar ulaşan ünü ile pek çok gladyatörü ve imparatoru tedavi etmiştir. MS. 2. Yüzyıl’da Kapadokya’da yaşamış Aretus tıbbın tarihine uzanan güçlü köklerden biridir. Hipokrat’ın güçlü bir destekçisi olan Aretus, epilepsi, tetanos ve difteri gibi hastalıkları tüm özellikleri ile tanımlamış, migren ve diyabet sözcüklerini tıp literatürüne kazandırmıştır. MS. 11. Yüzyıl’da Anadolu’ya yerleşen Selçuklular da Anadolu tıbbına çok şey katmıştır. Selçuklu döneminde her kente en az bir şifahane kurulmuştur. Bu uygulama Osmanlılar döneminde de devam etmiştir. Yüz yıllarca, tedavinin tümüyle ücretsiz yapıldığı şifahaneler, Sultan ve ailesinin kurduğu vakıflarca yapılıp işletilmiştir. Her türlü tedavi ve ameliyatın başarıyla yapıldığı bu mekanlarda, özellikle akıl hastalarına büyük özen gösterilmiştir. Dünyanın diğer ülkelerinde lanetli olarak tanımlanan akıl hastaları zincirlenip, zindanlarda ölüme terk edilirken, Anadolu’da değişik makamlardaki müzik ve su ile şifa bulmuşlardır.


Ünlü şair Mevlana der ki : ‘Gel, kim olursan ol, gel…’
Bu turumuza ilgi duyan herkesi bekliyoruz; ama eğer doktor, eczacı, hemşire veya tıp öğrencisi iseniz,
mesleğinizin tarihini öğrenmek ve köklerine ulaşmak için mutlaka gelmelisiniz, diyoruz! 

Bergama
27 Mart Cuma

Tur liderimiz eşliğinde İstanbul-İzmir uçuşumuzu yaparak, takribi 9:30 sularında İzmir Havalimanı’nda varışımızda, İzmir’den katılan misafirlerimiz, tur rehberimiz ve aracımızla buluşuyoruz.  

Güzergah üzerinde kısa çay-kahve molası vererek, Bergama istikametine yol alıyoruz.

Yol boyunca, rehberimizin anlatımları ile ve bazılarını yerinde göreceğimiz, tıbbın Bergama civarındaki izlerini sürüyoruz...

Öğle yemeğimizi güzergah üzerinde spesifik bir lokal-lokantada fiyata dahil olarak alıyoruz.

Yemek sonrası, Bergama turumuza devam ederek, eczacılığın ustası, Hipokrat’tan sonra en ünlü hekim olan Bergamalı Galen’i tanıyor, Asklepionlar, Asklepiatlar, Asklepios derken, koruyucu hekimliğin tanrıçası Hygia, Bergama Krallığı ve Parşomen’den söz ediyoruz…

Tur bitiminde İzmir şehir merkezi otelimize giriş yaparak, odalarımıza yerleşiyoruz. Kısa tazelenme molası sonrasında, otelimize yürüme mesafesinde ve rehberimiz tarafından önerilen yerel bir lokantada serbest akşam yemeğimizi alıyoruz.

 

Konaklama Kordon Otel, İzmir

https://www.kordonotel.com.tr/

Efes
28 Mart Cumartesi

Otelde alacağımız kahvaltı sonrası, aracımıza binerek Efes’e hareket ediyoruz. Bugün Efes’te ve yol boyunca gündemimiz, ünlü doktorlar Rufus ve Soranos üzerine olacak…

 “Hastanıza sorun, hastalığını size söyleyecektir.” sözleri ile bilinen  Efesli Rufus  Roma İmparatorluğu'nun Galen’den sonra en önemli hekimi olarak kabul edilir. Rufus’un gözün bölümleri için geliştirdiği terminoloji günümüzde hala kullanılmaktadır. Yapıtları arasında, insan vücudunun anatomisi, nabız, böbrek ve mesane hastalıkları hakkında yazdığı kitaplar önemli yer tutar. Rufus, kalp, onun yapısı, kalp duvarı (septum), gevşeme ve kasılma hareketlerini incelemiş ve kalbin kasılması sırasında alt ucunun göğüs duvarına temas ettiğini belirtmiştir. Patoloji alanında ise, daha çok deri hastalıklarıyla ilgilenerek, lepra ve uyuzun ayrıntılı tanımını vermiştir. Rufus’un mesane taşlarının tedavisi için ameliyatı önermesi ise,  eski hekimlerin cerrahi müdahalelere pek itibar etmemesi nedeniyle ilginçtir. Rufus’un günümüze ulaşan eserlerinden Basit Anatomi Kitapçığı, anatomi terminolojisine ilişkin en eski kitapçıktır. Pek çok hastalık ve semptom onun tarafından tanımlanmıştır. Böbrek hastalıkları konusunda yazılmış olan ilk kitap da yine Efesli Rufus’a aittir. Günümüzün diğer konuğu, tarihteki ilk jinekolog ve metodik tıp okulunun baş temsilcilerinden Soranos olacak… Efes’te doğan Soranos’un, ayrıca İskenderiye ve Roma’da  çalıştığı bilinmektedir. Soranos, meslektaşları ile kürtajın etiğini tartışmış, antik dünya kadınlarına doğum kontrol yöntemlerini öğretmiştir. Yazdığı dört ciltlik ünlü Jinekoloji kitabı 1500 yıl boyunca kadın ve çocuk hastalıklarında başvuru kitabı olmuştur. Öğle yemeğimizi güzergah üzerinde lezzeti ile bilinen yerel lokantalardan birinde fiyata dahil olarak alıyoruz. Turumuzun devamında, Antik çağda hamamlar, tuvalet kültürü ve hijyen, Efes Antik Kenti ve Müzesi, Artemis Tapınağı bugün göreceğimiz ve konuşacağımız konular arasında olacak… Serbest akşam yemeğimizi ünlü Kordonboyu sahilinde rehberimiz tarafından önerilen  lokantalardan birinde birlikte alıyoruz. Yemek sonrası arzu eden misafirlerimizle otelimize dönerek dinlenmeye çekiliyoruz.

Konaklama Kordon Otel, İzmir

https://www.kordonotel.com.tr/

Urla / Sağlık Diyarı
29 Mart Pazar

Bugün gündemimizde, şarap ve zeytinin sağlıklı yaşam amacıyla antik çağda tedavide kullanımı, İzmir’de tarih boyunca sağlık, liman kentlerinin en büyük sorunu olan bulaşıcı hastalıklar ve karantina, Karantina Adası & Tahaffuzhane, Kiklat Tekneleri, sağlıklı Ege mutfağı, 2600 yıllık zeytinyağı işliği ve Köstem Zeytinyağı Müzesi, şarap üretimi ve tadımı ile pek çok konu yer alıyor… Urla turumuz sırasında, (müsaitliğe bağlı olarak ve özel izinle gezilen) Tahaffuzhane ziyaretimizi yapıyoruz. 

Dünyada korunabilmiş tek ada tahaffuzhanesi olan Urla Karantina Adası'ndaki merkezi, sağlık müzesi olmayı bekliyor… Yaklaşık 150 yıl önce inşa edilen ve veba, tifo, tifüs gibi ölümcül hastalıklara ilk müdahalenin yapıldığı tahaffuzhane, dönemin en ileri sağlık merkezlerinin başında geliyordu. Serbest öğle yemeğimizi Urla’nın özgün lezzetleri ile bilinen yerel bir lokantasında alıyoruz. Yemek sonrası, yöreye özgü şarapları deneyimleyeceğimiz fiyata dahil Mahzen Gezisi ve Şarap Tadımı (fiyata dahil) yapıyoruz. Devamında, dönüş yolculuğumuz için İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na hareket ve varışımızda yeni rotalarda buluşmak üzere grubumuzla vedalaşıyoruz.

 

Serdar Çelenk Profesyonel Rehber

1955 yılında İzmir'e yerleşen İstanbullu bir ailenin çocuğu olarak burada dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde başladığı ekonomi eğitimini de yine İzmir'de tamamladı.

 

1974 yılında başladığı turizm yaşantısına 38 yıldır profesyonel turist rehberi olarak devam ediyor. Sosyal kulüp ve derneklerde kurucu ve yönetici olarak çalıştı. Kuşadası Skal Klübü üyeliğinin yanında, Kuşadası ve Bostanlı Lions kulüplerinde başkanlık, Bayraklı Smyrna Lions Kulübü'nde de kurucu başkanlık görevi üstlendi. İzmir Turist Rehberleri Odası Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevinden sonra Uluslararası Turizm Derneği Başkanı olarak turizm politikalarının oluşmasında katkıda bulunma çabası içindedir. Kurucu başkanı olduğu Ege Gastronomi Turizmi Derneği'nin başkanlığını sürdürmektedir. 

Uçuş Detayları :

Gidiş: 27 Mart Cuma sabahı SAW Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus Havayolları PC 2184 sayılı 08:20 seferiyle hareket ve 09:30'da Adnan Menderes Havalimanı, İzmir’e varış.

Dönüş: 29 Mart Pazar akşamı ADB İzmir Havalimanı’ndan Pegasus Havayolları PC 2205 sayılı 19:30 seferiyle hareket ve 20:35'de SAW Sabiha Gökçen, İstanbul'a varış.

Buluşma : 27 Mart Cuma sabahı 07:00'de SAW Sabiha Gökçen Havalimanı Pegasus kontuarı önü

Tur Fiyatı :

İki kişilik odada kişibaşı : 2180 TL

Tek kişilik oda farkı : 220 TL

 * İstanbul dışından İzmir Havalimanı buluşma ile katıacak misafirlerimiz uçak hariç fiyat için ofisimize danışabilirler.


Tur Fiyatına Dahil Olanlar:

 

  • İstanbul-İzmir-İstanbul Pegasus Havayolları ile gidiş-dönüş uçak biletleri
  • Tur Boyunca gruba özel, klimalı araçla tüm transferler ve geziler
  • 4* Otelde 2 Gece Oda + Kahvaltı konaklama
  • Programda dahil olarak belirtilen 3 Öğle yemeği (içecekler hariç)
  • Urla’da Mahzen Gezisi ve Şarap Tadımı
  • Profesyonel Rehberlik Hizmeti
  • Zorunlu Seyahat Sigortası

 

Fiyata Dahil Olmayanlar :

 

  • Akşam yemekleri
  • Fiyata dahil öğle yemeklerinde ve molalarda alınacak ekstralar, içecekler
  • Kişisel harcamalar ve otel ekstraları
  • Müze ve ören yeri girişleri (*Müze kartınızı yanınızda bulundurunuz.)

Otel Adı : Kordon Otel İzmir

Web Sitesi : https://www.kordonotel.com.tr/

Otel Türü : 4 Yıldız

Otel Konumu : İzmir

Whatsapp