+90 (212) 234 87 12
+90 (532) 245 56 38

Fırat’ın Mozaiklerine Yolculuk : Gaziantep, Halfeti ve Rumkale

01 Aralık Cumartesi 2018

Arkeolog Editör Nezih Başgelen danışmanlığında

Gaziantep ve Halfeti - Rum Kale’de tarihin ve yeninin çarpıcı birlikteliği bizi bekliyor!  

Bu turumuzda, 300 yıllık camileri, hanları, bedestenleri, 150-200 yıllık mahalle, sokak ve evleri, Kalesi, dünyaca ünlü yemenileri, bakırcılığı, Roma dönemi Kral Mezarları, Zeugma Antik Kenti, dünyanın en büyük müzelerinden Zeugma Müzesi ve tabi ki yöresel lezzetleri ile Gaziantep’i tarihi ve kültürel değerleri ile keşfedeceğiz… Geçmişten günümüze taşınan eserlerin yanısıra, çarşıları, pazarları, şehrin ortasında 12-13 km. boyunca uzanan ve içinden akan Alleben Deresi ile Türkiye'nin en büyük şehir parkı ve yine Türkiye'nin en büyüklerinden olan Organize Sanayi bölgesi ile şehrin modern yüzü de bizleri etkileyecek! Fırat Nehri’nin altında kalan taş mimarisiyle  ‘Saklı Cennet veya Kayıp Kent’ olarak da anılan Halfeti ile Asurlular döneminde Sitamrat olarak anılan ve Hristiyanlar için çok önemli olan Rum Kale bu gezimizde göreceğimiz yerler arasında…


Arkeolog Editör Nezih Başgelen danışmanlığında

Gaziantep ve Halfeti - Rum Kale’de tarihin ve yeninin çarpıcı birlikteliği bizi bekliyor!  

Bu turumuzda, 300 yıllık camileri, hanları, bedestenleri, 150-200 yıllık mahalle, sokak ve evleri, Kalesi, dünyaca ünlü yemenileri, bakırcılığı, Roma dönemi Kral Mezarları, Zeugma Antik Kenti, dünyanın en büyük müzelerinden Zeugma Müzesi ve tabi ki yöresel lezzetleri ile Gaziantep’i tarihi ve kültürel değerleri ile keşfedeceğiz… Geçmişten günümüze taşınan eserlerin yanısıra, çarşıları, pazarları, şehrin ortasında 12-13 km. boyunca uzanan ve içinden akan Alleben Deresi ile Türkiye'nin en büyük şehir parkı ve yine Türkiye'nin en büyüklerinden olan Organize Sanayi bölgesi ile şehrin modern yüzü de bizleri etkileyecek! Fırat Nehri’nin altında kalan taş mimarisiyle  ‘Saklı Cennet veya Kayıp Kent’ olarak da anılan Halfeti ile Asurlular döneminde Sitamrat olarak anılan ve Hristiyanlar için çok önemli olan Rum Kale bu gezimizde göreceğimiz yerler arasında…


İstanbul - Gaziantep, Zeugma Mozaik Müzesi, Bayazhan Kent Müzesi, Gaziantep Kale ve Çevresi, Dülük Antik Kenti
01 Aralık Cumartesi

Sabah 08:30’de Gaziantep’e varış, İstanbul dışından katılan misafirlerimizle ve tur aracımızla buluşma. Güzergah üzerinde vereceğimiz çay/kahve molası sonrası ilk durağımız olan Zeugma Antik Kenti ve Zeugma Mozaik Müzesi ile turumuza başlıyoruz.

Daha açılmadan tüm dünyanın arkeoloji gündemini değiştiren Zeugma Mozaik Müzesi, ülkemizin en önemli müzeleri arasında yer alır. Tarihi Zeugma Kenti’ni ve dönemin yaşamını gerçeğe en yakın biçimde tanıtmak üzere pek çok özel sergileme tekniği kullanılarak düzenlenen Zeugma Mozaik Müzesi, aynı zamanda modern Türk müzeciliği için bir gurur kaynağıdır. 2010 yılında açılan Zeugma Mozaik Müzesi, Hatay Arkeoloji Müzesi açılana dek dünyanın en büyük mozaik müzesi idi. Gaziantep’te Eski Tekel Fabrikası alanı üzerinde ve 30.000 metrekarelik bir alanda kurulan müzede, kökleri M.Ö. 300 yılana dayanan Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılan buluntular sergilenmektedir. Fırat Nehri’nin en stratejik noktasında Büyük İskender’in generali Euphrates tarafından kurulan şehir, ticarete elverişli stratejik

konumu sayesinde zamanla büyüyerek, gelişir ve Roma İmparatorluğu’na dahil edilir; ismi de köprü ya da geçiş noktası anlamına gelen Zeugma olarak değiştirilir. Zeugma Antik Kenti’nde 1987 yılından beri devam eden kazılar ve buluntularla ilgili, bu haklı şöhretin sebebi 2000 yılında Zeugma kazılarında çıkarılan ikiz Poseidon ve Euphrates villaları ve bu villaların içinde bulunan yüzlerce küçük eserdir. Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki belki de en önemli, en meşhur eser Çingene Kızı adıyla da bilinen Mainad Mozaiği’dir. Bu eser, özel bir odada tek başına ve Çingene Kızı’nın buğulu bakışlarını ortaya çıkaran özel bir tasarımla sergilenmektedir.

Turumuza Bayazhan Gaziantep Kent Müzesi ile devam ediyoruz. Bir tütün tüccarı olan Bayaz Ahmet Efendi tarafından 1909 yılında yaptırılan han; 2009 yılında yapılan renovasyonla müze haline getirilmiştir. Gaziantep’in tarihi, turistik yerleri, doğal güzellikleri, ekonomisi, mutfak kültürü ve yöresel el sanatlarından kutnu, sedef, bakır işlemeciliğinin yanısıra diğer el sanatlarının da tanıtıldığı müze gezisi ilginizi çekecektir.

Müze gezisi sonrasında, öğle yemeğimizi şehrin yerel lezzetleri ile ünlü bir lokantasında serbest olarak alıyoruz. Yemek sonrası aracımızla, ülkemizin ayakta kalan en güzel kalelerinden biri olan Gaziantep Kalesi ve Çevresini geziyoruz. Kale, bir sır gibi gizli tarihiyle şehir merkezinde Alleben Deresi’nin güney kenarında yaklaşık 25mt yüksekliği ve heybetli görüntüsü ile bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından

yapıldığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak, geçmişi, günümüzden 6 binyıl öncesi kalkolitik döneme kadar uzanan bir höyük üzerinde kurulduğu ve M.S II-III. yüzyıllarda kale ve çevresinde “Theban”isimli küçük bir kentin bulunduğu bilinmektedir. Gaziantep Arkeoloji Müzesi tarafından yürütülen arkeolojik kazılarda, kale içinde Osmanlı dönemine ait bir hamam ile camiinin yanısıra pek çok eser ortaya çıkartılmıştır, kazı çalışmaları halen devam etmektedir.

Gaziantep kent merkezinin 10 km. kuzeyinde yer alan ve bilinen ilk yerleşimi 600 bin yıl öncesine tarihlenen Dülük Antik Kenti bugün göreceğimiz yerler arasında… Dülük Antik Kenti; “Antik Kent” ve “Kutsal Alan” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Antik yerleşim, Dülük Köyü’nün kuzey bitişiğindeki Keber Tepesi ve çevresinde toprak altındadır. Kutsal alan ise Dülük Köyü’nün yaklaşık 3 km kuzeyinde, Dülük Baba tepesinde yer almaktadır. Dülük Mitras Tapınağı, Gaziantep Müzesi ile Almanya Münster Üniversitesi’nin katılımlı kazıları sonucunda 1997-1998 yıllarında ortaya çıkarılmıştır. Dülük Kenti, Hititlerden beri süregelen kutsal şehir konumunu Bizans döneminde Başpiskoposlukla devam ettirmiştir. İslam akınları ile tahrip olan kent, 7. yy.da Başpiskoposluğun Zeugma’ya taşınmasıyla birlikte dini merkez konumunu kaybetmiştir.

Turumuzu tamamlayarak, şehir merkezinde yer alan otelimize giriş yapıyor ve odalarımıza yerleşiyoruz. Kısa mola sonrasında akşam yemeğimizi yerel lezzetleri ile ünlü bir lokantada fiyata dahil ( içecekler hariç) olarak alıyoruz.

Konaklama 4* Şirehan Otel’de.

* Şirehan Otel, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. 1885 yılında inşa edilerek Gaziantep’den Kore’ye kadar uzanan tarihi ipek yolu üzerindeki en büyük kervansaray olan bina, restorasyon sonrası 2013 yılında otel olarak hizmete açılmıştır.

http://www.gaziantepsirehanhotel.com.tr/

Halfeti - Rum Kale - Fırat Tekne Turu
02 Aralık Pazar

Otelde alacağımız kahvaltı sonrasında aracımızla, Fırat Nehri’nin altında kalan taş mimarisiyle ‘Saklı Cennet veya Kayıp Kent’ olarak da anılan Karagül diyarı Halfeti’ye gidiyoruz.

Dünyada sadece Halfeti’nin bazı bölgelerinde yetişen siyahımsı-mor rengi ile Karagül’ün, tohum ya da fidanı başka bölgeye ekildiğinde orijinal rengini kaybettiği, renginin yörenin havası ve suyuyla bu bölgeye özel olduğu söylenir…

Gezimizin devamında, Asurlular döneminde Sitamrat olarak anılan ve Hristiyanlar için çok önemli olan Rum Kale’ye gidiyoruz.

Rum Kale, Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Paulus’un yaşadığı ve İncil’in önemli nüshalarının çoğaltıldığı yer olarak da bilinir. Fırat nehri boyunca ele geçen çakmak taşından yapılmış aletler ve diğer kalıntılar, insanoğlunun Rum Kale ve çevresinde yontma taş döneminden beri yerleştiğini kanıtlamaktadır. Fırat ve Merzimen kıyılarından itibaren dimdik yükselen sarp kayalıklarla çevrili yüksek bir tepe üstünde kurulan Rum Kale, doğayla uyumlu bir mimariye sahiptir. Kale iki beden halindedir. Birinci beden; kalenin doğu, kuzey ve batıda doğal kayalığın dik olarak yontulmasıyla, doğal sur meydana getirilerek oluşturulmuştur. İkinci beden ise, bu doğal surun üstüne sert kalker kesme taşlarla sur duvarı örülerek yapılmıştır. Kale’nin içinde 1173’te Şair Aziz Nerses tarafından yaptırılan gotik tarzda küçük ama güzel bir kilise olan Şair Aziz Nerses Kilisesi ve 13. yy.da Yakubi Azizi Barşavma’nın kendi adına inşa ettirdiği Barşavma Manastırı, su sarnıçları ve su kuyusu bulunmaktadır.

Öğle yemeğimizi yerel lezzetleri ile bilinen bir lokantada serbest olarak alıyoruz.

Halfeti girişinden bineceğimiz balıkçı tekneleriyle yapacağımız Fırat Tekne Turu ile Beresül (Savaşan) Köyü, Rum Kale, sualtında kalan evler, ağaçlar, camiler, mağaralar (Kız Mağarası), çay bahçeleri ve kafeleri göreceğiz. Tekne turu sırasında fotoğraf sevenler için çok güzel kareler yakalamak mümkün…

‘Halfeti Gerdanı’ olarak adlandırılan ve gün batımında ışıl ışıl olan Asma Köprü ile yöre halkı tarafından Selçuklu Hanı olarak isimlendirilen, yapım tarihi net olarak bilinmeyen Kantarma Mezrası Hanı bugün göreceğimiz yerler arasında… Turumuzun devamında, Citta Slow (Sakin Şehir) başvurusunun sonuçlanmasını bekleyen Halfeti’ye dönerek, şehir merkezini dolaşıyoruz. 1900’lü yıllarda inşa edilen Kanneci Konağı, haremlik selamlık bölümleri ve ahşap oyma süslemeleri ile hoş bir konaktır. Aynı yıllarda yapılan Bey Konağı (Hamid Bey Konağı) da Kanneci Konağı gibi Halfeti’ye özel havara taşı kullanılarak yapılmıştır. Zamanımız elverdiğince bu konakları da görerek şehir merkezinde kahve molası ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz. Bu süre zarfında, arzu edenler çarşı merkezinde yer alan lokantalarda yöre lezzetlerini keşfetmeye devam ederek, hafif akşam yemeği alabilirler.

Belirlenen saatte aracımızla buluşarak, Gaziantep Havalimanı’na hareket ediyoruz.

Pegasus Havayolları 21:30 seferiyle 23:10’da SAW Sabiha Gökçen-İstanbul’a varışımızda, yeni dostlarımızla ve grubumuzla bir sonraki turumuzda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.

Nezih BAŞGELEN Arkeolog Editör

Arkeoloji ve Sanat Dergisi Editörü ve Arkeolog Nezih BAŞGELEN:

1958 yılında İstanbul’da doğdu. 1978’de konusunda ülkemizdeki ilk yaygın süreli yayın olan Arkeoloji ve Sanat Dergisi’ni çıkardı ve bugüne kadar başarıyla yayımladı. 1982’de kurduğu Arkeoloji ve Sanat Yayınları, yurdumuzun zengin tarihi eserleri, eski uygarlıkları hakkında araştırma, inceleme, el kitapları, kataloglar, gezi rehberleri gibi 21 temel dizi üzerinden 800’e yakın başvuru eserinin yayımını gerçekleştirmiştir. 1986’da Türkiye’nin tarihi doğal ve turistik değerlerine dönük hizmet veren görsel doküman arşivini (Celsus Picture Library) oluşturdu. Ülkemizin zengin arkeolojik potansiyelini sistematik bir şekilde fotoğraflarla belgeledi. Bu konuda saygın bir başvuru kaynağı oluşturdu. Türkiye ile ilgili eski seyahatname, resim, belge, kitap ve haritaları topladı. Yabancı ülke müzelerindeki ve arşivlerindeki Türkiye’den giden eserleri belgelemeye çalıştı. Çocuklara yönelik tarihi eserleri ve eski uygarlıkları sevdirmeyi amaçlayan eğitici boyama kitapları projesini başlattı. Ülkemiz insanına eski kentleri ve harabeleri tarihi ve doğal çevre değerlerini sevdirmeyi ve bilinçlendirmeyi amaçlayan kültür turlarını organize etti ve bizzat gerçekleştirdi. Ülkemizin turizm programlarında yer almayan yörelerine binlerce kişiyi götürdü ve bilgilendirdi. Yazdığı yazılar, verdiği konferanslar, yayınladığı kitaplar, düzenlediği etkinliklerle arkeolojinin ve eski eserlerin korunmasının ülkemiz kamuoyunda yer almasını sağladı. Yurt içinde ve yurt dışında arkeoloji ile ilgili toplantı ve etkinliklerde ülkemizi başarıyla temsil etti. Trakya ve Anadolu’da özellikle Doğu Anadolu’da yaptığı araştırmalar ve inceleme gezilerinde pek çok bilinmeyen kalıntı, anıt ve arkeolojik yerleşmeyi belgeleyerek bilim dünyasına tanıttı. Arkeoloji, sanat tarihi, etnoğrafya, turizm, tarihi ve doğal çevrelerin korunması hakkında yayınlanmış bine yakın çalışması vardır. 


Eserlerinden Bazıları :

• Anadolu Notları, İstanbul, 1979 

• İlyada Şehir İsimleri, İstanbul, 1982 

• Anadolu Uygarlıkları, İstanbul, 1983 

• Tarihte Yeşilköy, İstanbul, 1984 (2. baskı 2008) 

• Birgi'den Gevaş'a, İstanbul, 1986 

• Eski Kartpostallarda Kütahya, İstanbul, 1986 

• İlyada, Anabasis Şehir İsimleri, İstanbul, 1987 

• Hititleri Boyayalım Kargamış Kabartmaları, İstanbul, 1988 

• Bir Zamanlar Mersin, İstanbul, 1989 • Bir Masal Ülkesi Kapadokya, İstanbul, 1991 

• Cappadocia, A Wonderland, İstanbul, 1992 

• Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Öneriler (E. Tatar-M. Özdoğan’la birlikte) İstanbul, 1993 

• Maden Döküm Sanatı, İstanbul, 1994 (Ö. Küçükerman, G. Tanyeli, A. Batur ile birlikte) 

• Anatolia, Garden of the Sun, İstanbul, 199 

• Geçmiş Zamanda Kentler Dizisi, Ankara, Bodrum, İstanbul, İzmir, Mersin, Şişli 1998 

• Bir Zamanlar Kentler Dizisi (1998-1999): Adana, Ankara, Antakya, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bodrum, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, İzmit, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Malatya, Mardin, Mersin, Samsun, Sivas, Şişli, Trabzon, Tokat, Uşak, Üsküdar, Van, Zonguldak. • The Legacy Of Gaziantep To World Culture, İstanbul, 1999 

• Tarihe Son Bakış - Belkıs/Zeugma, Halfeti, Rumkale, İstanbul, 2000 (Rıfat Ergeç ile birlikte) 

• Türkiye’de Barajlar ve Göl Alanlarındaki Kültürel ve Doğal Miras, İstanbul 2001 

• Türkiye’de Belgesel Sinema ve Arkeoloji, İstanbul 2002 

• Nemrut Dağı “Keşfi, Kazıları, Anıtları” İstanbul 2003 

• Eski Haritalarda Batı Anadolu, İstanbul 2005 

• İstanbul “City of the Sultans”, İstanbul 2006 

• Türkiye’de Koleksiyonculuk ve Arkeolojik Mirasın Korunması, İstanbul 2007 

• Tarihte Yeşilköy (2. baskı) İstanbul 2008 

• Türkiye Cumhuriyeti’nde Mübadil, Muhacir ve Mülteciler (1923-1938) Genel Bir Bakış İstanbul 2008 

• Arif Müfid Mansel’s Excavations of Tumuli In Turkish Thrace, İst. 2009 

• Müze-i Hümayun’dan Günümüze İstanbul Arkeoloji Müzesi, İstanbul 2010 

• The Landwalls of Istanbul, İstanbul 2011 

• Eski Kartpostallarda Antalya, İstanbul 2012

UÇUŞ BİLGİSİ:

Gidiş : 1 Aralık, Cumartesi sabahı SAW Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus Havayolları PC 2402 sayılı 06:45 seferiyle hareket ve 08:25’de Gaziantep’e varış.

Dönüş : 2 Aralık, Pazar akşamı Gaziantep Havalimanı’ndan Pegasus Havayolları PC 2409 sayılı 21:30 seferiyle hareket ve 23:10 SAW Sabiha Gökçen Havalimanı varış.


BULUŞMA:

İstanbul’dan katılım için : 1 Aralık Cumartesi sabahı 05:00’de SAW Sabiha Gökçen Havalimanı

* İstanbul dışı katılım için : 1 Aralık Cumartesi sabahı, 08:30 Gaziantep Havalimanı

Notlar :

  • Kesin rezervasyon %25 (350 TL ) ön ödeme ile gerçekleşir. 
  •  Ödeme detayları ve Banka Bilgileri için lütfen arayınız.                                                                                                 
  • Müze kartınızı yanınıza almayı unutmayınız.                                                                                                                     
  • Acentemiz zorunlu durumlarda tur programında değişiklik yapabilir.

TUR FİYATI:

2 Kişilik Odada Kişibaşı : 1395 TL

Single Farkı : 80 TL

*İstanbul dışından uçak hariç katılım için lütfen danışınız. 


Tur Fiyatına Dahil Olanlar : 

  • İstanbul-Gaziantep-İstanbul gidiş-dönüş uçak biletleri
  • 1 Gece 4* Otel Konaklaması
  • 1 Akşam Yemeği-içecekler hariç                                                                                                                                   
  • Tur boyunca gruba özel klimalı lüks araç                                                                                                         
  • Programda belirtilen tüm geziler ve transferler   
  • Fırat Nehri’nde Tekne Turu
  • Tur Danışmanı Nezih Başgelen danışmanlığı ve eşliği                                                                                                           
  •  Profesyonel Rehberlik Hizmeti
  • Zorunlu seyahat sigortası

Fiyata Dahil Olmayanlar :

  • Programda serbest olarak belirtilen öğle yemekleri
  • Tüm yemeklerde, otelde ve molalarda alınacak içecekler ve ekstralar                                                               
  • Kişisel harcamalar
  • Müze girişleri ( Müze kartınızı yanınıza almayı unutmayınız.)

Otel Adı : Şirehan Otel

Web Sitesi : http://www.gaziantepsirehanhotel.com.tr/

Otel Türü : 4 Yıldız

Otel Konumu : Gaziantep